Sleuth | 1972 | Michael Caine, Lurence Olivier
Directed by: Joseph L. Mankiewicz
Genre: Mystery,Thriller
Tagline: If it was murder, where’s the body? [original movie poster]
Plot Outline: A man who loves games and theater invites his wife’s lover to meet him, setting up a battle of wits with potentially deadly results.
User Rating: 8.2/10 
(9,842 votes) Top 250: #196
Runtime: 138 min
Awards: Nominated for 4 Oscars. Another 5 wins & 7 nominations
Cast (first 5): Laurence Olivier, Michael Caine, John Matthews, Teddy Martin, Andrew Wyke
IMDB: http://imdb.com/title/tt0069281/
Sinemada az oyuncu, bol diyolog ve sınırlı mekanda film çekmek risk taşıyan bir durumdur. Ancak bu risk, iyi oyunculuk ve akılcı diyaloglarla bir anda sözkonusu tehlikeyi filmin lehine çeviriverir. Son dönemlerde bu türden başarılı örneklere rastlamak mümkün. Aklıma hemen Tape ve Interview geldi örneğin. Eldeki bu kadar az malzemeyle seyirciyi filme bağlayabilmek ne kadar güç olsa da, bu tür filmlerin başarısı bu malzemelerin kalitesine dayanıyor. Sleuth da, bahsettiğim filmlerden. Bir kere elinde, tiyatro oyunundan uyarlanan kusursuz bir senaryo var.
Hayatımda duyduğum en ince esprileri içinde barındırması yanında başka hiçbir filmde göremeyeceğiniz kadar akılcı “yanıltma taktiği”nin başarıyla uygulanmasıyla, sözkonusu bu filmin neden klasikleştiğini anlayabilmek mümkün. Öncelikle filmin iki oyuncusundan hangisinin daha iyi oynadığına karar verebilmek, oldukça güç. Michael Caine ve Laurence Olivier‘ın ikisinin birden, o seneki oscarlarda “En İyi Erkek Oyuncu” kategorisinde aday olmaları, sanırım tarihte bir ilk ve tek. Tabii ki şansızlıkları, karşılarında sinema tarihine geçen Don Corleone‘nin olması. Sanırım bu kategorinin en çekişmeli olduğu sene 1972′ydi. Ve kazanan, kimsenin itiraz edemeyeceği Marlon Brando oldu.

Film, dedektiflik romanları yazan Andrew (Laurence Olivier) ile karısının sevgilisi yarı İtalyan yarı İngiliz Milo (Michael Caine) arasındaki sonu gelmeyen oyun numaralarına dayanıyor. Andrew’den davet alan Milo bu davete icab edip gittiğinde, Andrew’den reddedemeyeceği bir teklif alıyor (1972 senesinin özel olduğunu söylemiş miydim). Karısının mücevherlerini çalması karşılığında kendisine yüklü bir miktar teklif eden Andrew, bu hırsızlık olayı ile sigortadan para alması neticesinde iki sevgilinin arasından çekileceğini söylüyor. Olayın polise ve sigorta şirketine inandırıcı gelmesi için, her türlü ayrıntıyı önceden kurgulayan Andrew, tüm bunları harfi harfine Milo’ya uygulatarak kusursuz planının da ilk adımını hayata geçirmiş oluyor.

Zeki kurgusuyla film temposundan birşey kaybetmiyor. Filmi izlerken sonunu merak ettiğimiz dedektiflik romanlarını okuyormuşcasına, biran bile kopmak mümkün değil. Aslında bir satranç filmi Sleuth. Hamlesini yapan, karşı taraftan gelecek hamleyi bekliyor. Uzun, düşünceli ve rakibin ne yapacağını hesap ederek gerçekleştirilen hamleler bunlar. Elbette, film sadece oyunlara dayanmıyor. Alt metninde özellikle “kimlik aidiyeti” hakkında ince diyaloglar mevcut. Yarı italyan olan Milo’nun Andrew’e kendisini İngiliz hissettiği konusunda karşı tarafı ikna edici açıklamalar yapmaya çalışması ve karşılığında aldığı tepkiler, özellikle İngilizlerin yabancılara karşı bakış açısını özetliyor bir anlamda.
Günümüzde keskin ve etkileyici senaryo arayışına giren yapımcılar, seçeneklerin giderek daralmasıyla geçmişte başarılar elde etmiş filmleri adeta reenkarnasyona uğratmaya bayılıyor. Ancak, ruh aynı vücut farklı olunca ortaya kafası karışık ve ne yöne gideceğine karar verememiş filmler çıkıyor. Tabii ki bu kadar değerli ve özel bir filmin remake’i yapılmadan olmazdı. Ve beklenen oldu, Shakespeare uyarlamarıyla tanınan aktör-yönetmen Kenneth Branagh bu filme el attı.
Directed by: Kenneth Branagh
Genre: Comedy,Drama,Mystery,Thriller
Plot Outline: On his sprawling country estate, an aging writer (Caine) matches wits with the struggling actor (Law) who has stolen his wife’s heart.
User Rating: 6.7/10 
(1,910 votes)
Runtime: USA:86 min / Argentina:87 min
Awards: 1 win & 1 nomination
Cast (first 5): , , , ,
IMDB: http://imdb.com/title/tt0857265/

Ancak burada biraz da pazarlama amaçlı Michael Caine‘in Andrew rolüyle yeraldığını görüyoruz. Milo rolünde ise Jude Law var. Henüz izleme imkanımız olmasa da, gelen yorumlar ve ilk filmin yeniden çevrime imkan vermeyecek derecede zekasal bir dokunulmazlığı olduğu düşünüldüğünde, bu filmi tekrardan ele almanın gereksiz kaçtığını görebiliriz. Yine de, ilk filme göre özellikle karakterlerde yapılan bazı oynamalar (örneğin Milo’nun bir kuaför değil, amatör bir oyuncu olması gibi) ve herşeye rağmen, karşı tarafa geçmiş Michael Caine’in performansıyla merak edilen filmler arasında kendine yer buluyor.
Alıntıdır…
If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın